Bacakta Oluşan Varisler için Hangi Bölüm Bakıyor?

📌 Özet

Bacaklarda meydana gelen varis şikayetleri için başvurulması gereken tek yetkili uzmanlık alanı Kalp ve Damar Cerrahisi anabilim dalıdır. Varis, toplardamarların içerisinde bulunan kapakçıkların işlevini yitirmesiyle kanın geri kaçması ve damarların genişleyerek belirginleşmesi sonucu oluşan kronik bir dolaşım bozukluğudur. Bu durum yalnızca kozmetik bir problem olmayıp, tedavi edilmediğinde ciddi venöz yetmezlik, pıhtılaşma ve cilt ülserleri gibi komplikasyonlara yol açabilen klinik bir tablodur. Uzman hekimler tarafından gerçekleştirilen Doppler ultrason tetkikleri, hastalığın evresini belirleyerek kişiye özel tedavi protokollerinin oluşturulmasını sağlar. Güncel tıp teknolojileri sayesinde skleroterapi, lazer ablasyon ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemlerle doku hasarı minimuma indirilerek başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Erken aşamada teşhis edilen vakalarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve kompresyon tedavileri semptomları kontrol altına alırken, ilerlemiş olgularda profesyonel cerrahi müdahaleler yaşam kalitesini hızla yükseltmektedir.

Varis Şikayetleri İçin Hangi Bölüme Başvurulmalı?

Bacaklarda gözlemlenen şişkin damarlar, ağrı, ağırlık hissi veya estetik kaygılarla ortaya çıkan varisler, toplumda oldukça yaygın görülen bir damar hastalığıdır. Varis tedavisi için hangi bölüme gidilir sorusunun tek ve net yanıtı, Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlarıdır. Bu bölümdeki hekimler, venöz sistemdeki bozuklukları teşhis etmek, kan akışını görüntülemek ve kapakçık yetmezliklerini gidermek konusunda uzmanlaşmışlardır. Aile hekiminizden alacağınız bir yönlendirme ile veya doğrudan MHRS üzerinden ilgili hastanelerin Kalp ve Damar Cerrahisi polikliniklerinden randevu alarak muayene sürecini başlatabilirsiniz.

Varis Neden Oluşur ve Mekanizması Nedir?

Varis, toplardamarların içerisinde kanın tek yönlü akışını sağlayan kapakçıkların yapısal olarak bozulmasıyla meydana gelir. Normal şartlarda bacak kasları, yerçekimine karşı kanı kalbe doğru pompalar ve kapakçıklar kanın geriye kaçmasını engeller. Ancak bu mekanizma aksadığında kan damar içinde göllenir, damar duvarı aşırı basınç nedeniyle genişler ve cilt yüzeyinde mor, kıvrımlı veya kabarcıklı bir görünüm oluşturur.

Varisi Tetikleyen Risk Faktörleri

  • Genetik Yatkınlık: Aile bireylerinde varis öyküsü bulunması, damar duvarı yapısının zayıf olma ihtimalini artırır.
  • Mesleki Faktörler: Uzun süre ayakta kalmayı gerektiren öğretmenlik, cerrahlık, aşçılık veya kuaförlük gibi meslekler kan göllenmesini tetikler.
  • Hormonal Değişimler: Gebelik ve menopoz dönemlerinde artan progesteron hormonu, damar duvarlarını gevşeterek varis oluşumunu hızlandırır.
  • Obezite ve Hareketsizlik: Fazla kilo damarlar üzerindeki basıncı artırırken, kas pompasının yetersiz çalışması dolaşımı yavaşlatır.

Tanı Süreci: Doppler Ultrasonun Önemi

Varis tanısı sadece çıplak gözle yapılan bir muayene ile değil, mutlaka Renkli Doppler Ultrason tetkiki ile konulmalıdır. Bu görüntüleme yöntemi, doktorun damar içindeki kan akış yönünü, kapakçık kaçaklarını (reflü) ve damar çapındaki genişlemeleri milimetrik olarak görmesini sağlar. Doppler incelemesi, tedavinin haritasını çizen en temel unsurdur; hangi damarın hangi yöntemle tedavi edileceğine bu tetkik sonucunda karar verilir.

Varis Tedavisinde Güncel Yöntemler

Eskiden varis tedavisi denilince akla gelen tek yöntem olan 'varis ameliyatı' (striping), günümüzde yerini çok daha konforlu ve kesi içermeyen minimal invaziv yöntemlere bırakmıştır.

Minimal İnvaziv Tedavi Seçenekleri

Skleroterapi (Köpük Tedavisi): Özellikle kılcal damarlar ve küçük varisler için tercih edilir. Damar içine enjekte edilen özel bir ilaç, damarın büzülerek kapanmasını sağlar.

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA): Büyük damarlardaki yetmezlikler için kullanılan bir yöntemdir. Damar içine gönderilen lazer enerjisi, damarı içeriden yakarak kapatır. Hasta aynı gün taburcu edilebilir.

Radyofrekans Ablasyon: Lazer yöntemiyle benzer prensiplerle çalışır; ısı enerjisi kullanılarak damarın kapatılması sağlanır. İyileşme süreci oldukça hızlıdır.

Tedavi Sonrası İyileşme ve Yaşam Tarzı Önerileri

Tedavi, varisli damarı kapatmakla biter ancak sağlıklı bir dolaşım sistemi için yaşam tarzı değişiklikleri şarttır. Hekim önerisine göre kullanılan varis çorapları, bacak kaslarına dışarıdan basınç uygulayarak kanın kalbe dönüşünü kolaylaştırır. Tedavi sonrası düzenli yürüyüş yapmak, baldır kaslarını çalıştırarak 'ikinci kalp' görevi görmesini sağlar. Ayrıca, uzun süreli oturmalarda bacakları yukarı kaldırmak ve düzenli kilo takibi yapmak, nüks riskini minimuma indiren altın kurallardır.

Ne Zaman Acil Müdahale Gerekir?

Varis bazen basit bir estetik sorun olmaktan çıkıp komplikasyonlara yol açabilir. Eğer bacakta ani şişlik, şiddetli kızarıklık, damar üzerinde sertlik veya kendiliğinden oluşan kanamalar gözlemleniyorsa, bu durum acil bir tıbbi müdahale gerektiren yüzeyel tromboflebit veya derin ven trombozu (DVT) belirtisi olabilir. Bu tür vakalarda vakit kaybetmeden en yakın Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğine başvurulmalıdır.

BENZER YAZILAR